Adres

  • Elazığ
  • so-der@outlook.com
  • 0 505 312 38 67

Pinterest

Köşe Yazıları

Prof. Dr. Murat BAŞAR
SÖDER Uşak Temsilcisi

 

İlkokuma ve Yazma Sürecinde Uygulama Hataları

Haftada en az iki okula ziyarette bulunmaktayım. Öğretmen arkadaşlarından ve okul idaresinden izin isteyerek sınıflarda gözlemlerde bulunmaktayım. Öğretmen arkadaşıma hiçbir müdahalede bulunmadan süreci takip etmekteyim. Ders bitiminde eğer öğretmen arkadaş yorumumu isterse doğruları ve yanlışları hakkında kendisine dönüt vermekteyim. Ama okullardaki uygulamaları gördükçe her uğradığım sınıfta adeta yüreğime bir acı saplanıyor.

Öğretmenlerle görüşmeler yaptığımda 2016 programında sadece ses gruplarının değiştiğini belirtmişlerdir. Kendilerine şöyle değişikler olmuştur denildiğinde Milli Eğitim Bakanlığı bize açıklama, duyuru yapmadı diyerek özrü kabahatinden büyük duruma gelmişlerdir. Bu nedenle uygulamalarda hiçbir değişiklik olmamıştır. Uygulamayla ilgili ilk yanlışı Milli Eğitim Bakanlığı kendisi yapmıştır. Talim Terbiye Kurulu tarafından yayınlanan programda açık heceye ulaşılması, açık hece ile başlanılması gerektiği belirtilirken okullara ve öğretmenlere gönderilen kitaplar kapalı hece sistemine göre düzenlenmiştir. Doğru olan programda belirtildiği gibi açık hece ile başlanılması. Türk Dil Kurumu Kılavuzunda “ Türkçede ünsüz harfler kendisinden sonra gelen ünlü harf ile birleşerek hece oluşturur” denilmiştir. Bu açıklama açık heceyi işaret etmiştir.

Okullardaki gözlemlerimde şu hatalar gözlemlenmiştir.

Hala ilkokuma yazma süreci kapalı hece ile yürütülmektedir. E ve l sesleri verildikten sonra el hecesi ile devam edilmektedir. Doğal olarak Türkçenin yapısına uygun değildir. Öğrenciler kavramak yerine ezberlemektedir. Bu nedenle ilerleyen süreçte akıcı okuma becerisini kazanmada zorlanmaktadır.

Birinci grıup seslerde ses hece ilişkisinin kavratılması gerekirken birinci grupta kelime ve cümleler üretilmektedir. Örneğin elle kelimesi verilmektedir. Peki öğrenci neyi ellesin. Bir başkası annenne kelimesi üretilmiştir. Birinci sınıf çocuğunun görme aralığının 4.5 inç olduğu dikkate alınmamıştır. Martins ve Begeney (2006) ilkokul birinci sınıfta öğrencilere dilin fonolojik yapısının öğretilmesinin gerektiğini belirtmiştir.

Öğretmenlerin en çok şikayet ettikleri bitişik eğik yazı çalışması. Öğretmenler seslerin başlangıç ve bitiş noktalarını belirtici çalışmalar yapmak yerine gösterip bırakmaktadır. Kendisi dik harflerle yazıp öğrencisinden bitişik eğik yazı ile yazmasını isteyen öğretmenlerin sayısı da hiç az değil. Okullar ziyaret edildiğinde bu durum gözlenebilir. Oysaki bitişik eğik yazı çocuğun el yapısına uygundur. İlk birinci sınıfa başlayan öğrenciye resim çizdirildiğinde bulut resmi çizmektedir. Çünkü bulut çizme dairesel hareket gerektirmektedir. Bitişik eğik yazı da dairesel hareket gerektirmektedir. Bitişik eğik yazı öğrencide estetik duygusunu geliştirmektedir. Dik temel harflerle yazarken el birden fazla hareket yaptığı için el daha çabuk yorulmaktadır. İlkokulda derse giren İngilizce, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri öğrencilere dik temel harflerle yazdırmaktadır. Bu branş öğretmenlerine 1-8. Sınıflarda bitişik eğik yazı zorunlu denildiğinde “Bakanlık bize açıklama yapmadı bizim haberimiz yok” şeklinde mazeret üretmektedir. Öğretmenlerin değişikleri, yönetmelikleri takip etmedikleri ortaya çıkmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı bitişik eğik yazı karşıtlığı için sosyal medyada veya diğer yerlerde yapılan baskılara boyun eğmek yerine bitişik eğik yazının takibini yapmalı, branş öğretmenlerini bitişik eğik yazı eğitimine almalıdır.

İlk okuma ve yazma birlikte yürütülmesi gerekirken öğretmenler okumayı ön plana alarak yazı çalışmalarını arka plana bırakmaktadır.

Hece tablosu ezberletme çalışmaları öğretmenler tarafından yapılan bir başka hatadır. Sözde yapılandırmacı öğrenme modelini uyguluyoruz.

Gözlemler ve yapılan hatalar buran paylaşılmıştır. Eğer yetkililer bu durumun çözümüne yönelmezse okuma, anlama ve yazma ile ilgili daha çok yazar çizer ve tartışırız. Bizden tebliğ etmesi, bundan sonrası yetkililer ve uygulayıcılarındır. Uygulayıcılar gerçek bir ilk okuma ve yazma süreci yürütmek istiyor, yoksa günü kurtarmaya mı çalışacaklarına karar vermelidir.